At Hastalıkları

At Hastalıkları

At hastalıkları sırasıyla şöyledir:

RUAM 
Ruam, özellikle tek tırnaklıların akut ve kronik seyirli bulaşıcı bir hastalığıdır. İnfeksiyon deride solunum sisteminde ve iç organlarda nodül ve ülserlerin oluşması ile karekterizedir. 
Etkeni Pseudomonas malleidir.
Hastalık atlarda kronik, merkep ve katırlarda ise akut seyreder. İnsanlar hastalığı infekte hayvanlarla temas sonucu alırlar. Hayvanat bahçesindeki kedi, köpek, aslan, kaplan vs. hayvanlar enfekte at eti yemekle hastalığı alırlar. Sığır ve domuzlar, kanatlılar dirençli kabul edilmektedir. 
Enfekte hayvanlar veya portörler, hastalık kaynağı ve mikrop taşıyıcısı olması bakımından çok önemlidirler. Bu hayvanların sekretleri ile özellikle burun akıntıları ile deri lezyonlarından gelen irinlerle, çok sayıda mikrop çevreyi bulaştırır. Bulaşık su, yem, ot vs alınması ile (indirekt) sindirim sistemi yolu ile mikroplar vücuda girebilecekleri gibi yaralanmış deri ve mukozaların enfekte materyal ile direk teması sonu ve nadiren de damlacıkla enfeksiyon alınabilir. 
Semptomlar:

Hastalık başlıca 3 klinik form gösterir. 
Burun ruamı: Mukoprulent kanlı bir akıntı, burun mukozasında ilk önce nodüller görülür daha sonra bunların açılmasıyla ülserler meydana gelir. Çene altı lenf yumruları büyümüş, sıcak ve ağrılıdır. 
Deri ruamı(farcy): Genellikle bacakların deri altı lenf yolları şişer, üzerlerinde ilk önce nodüller daha sonra ülserler oluşur. 
Akciğer ruamı: Çok yavaş seyreder. Bazen aylar alır. Solunum sistemine ait semptomlar görülür, tüberküloz ile karışır. 
Teşhis: 
Burun ruamı rinitis, gurm; akciğer ruamı tüberküloz, pnömoni; deri ruamı mantarların oluşturduğu dermatomikozis ve C. ovis’den ileri gelen lenfangitis ulserosa ile karışabilir. 
Otopsi yasak olduğundan teşhiste serolojik ve allerjik testler önemlidir. Ruam tazminatlı bir hastalıktır. Eğer ruamlı hayvan hastalığın açık belirtilerini gösteriyorsa HSZK’nun ilgili maddesine göre taktir edilecek kıymetin yarısı kadar, mallein testi veya serolojik ve bakteriyolojik muayene sonucu ruam hastalığına yakalandıkları tespit edilenlere ise dörtte üçü kadar tazminat verilir.

Korunma: 
  
Hastalığın yayılmasında portörlerin, sürüye kontrolsüz alınan hayvanların, infekte hayvanların, hayvan nakliyatının, sergi, panayırların ve hayvan alım-satımlarının önemi fazladır. Ahıra kontrolsüz hayvan sokulmamalıdır. Hayvanlar belli aralıklara allerjik ve serolojik testlere tabi tutularak infekte veya portörler ayıklanmalıdır. 
  
Mevzuat 
Ruam Hastalığı 
Madde 112- Tektırnaklı hayvanlardaki burun akıntısı, burunda ülser, çene altı lenf yumrularının ağrısız şişkinliği veya deride ağrısız şişkinlikler yahut sebepsiz zayıflayan, vücut harareti değişiklik gösteren, öksüren ve yapılan tedaviye cevap vermeyen, testisleri şişmiş ve iltihaplı hayvanlara talimatnamesindeki esaslara göre mallein tatbik edilir. Sonuç müspet ise hükümet veteriner hekimi hastalık raporu düzenler. Toplanan hayvan sağlık zabıtası komisyonu hastalık çıkış kararı alır ve ilan eder. 
a) Mallein uygulaması sonunda hasta oldukları anlaşılan tektırnaklı hayvanlar tazminatlı olarak öldürülür ve imha edilir. 
b) Hastalıktan ve bulaşmadan şüpheli hayvanlar hakkında talimatnamesindeki  hususlar uygulanır. 
c) Hasta, hastalıktan ve bulaşmadan şüpheli hayvanların kesilmesine ve etlerinin tüketimine izin verilmez. 
d) Ruam hastalığından ölen veya öldürülmesine karar verilen hastalar kapalı vasıtalarla gömülecekleri yahut yakılacakları yere sevkedilir. Nakil sırasında burun akıntılarının çevreye bulaşmaması için gerekli tedbirler alınır. Kadavralar üzerine sönmemiş kireç dökülerek derin çukurlara gömülür. Nakilden sonra vasıtaların dezenfekte edilmesi mecburidir. 
e) Ruam hastalığı çıkan veya hasta hayvanların muhafaza edildiği ahıra dışarıdan hayvan sokulmasına izin verilmez; her türlü eşya alet ve malzeme ile hayvan yemlerinin çıkarılması yasaklanır, hasta hayvanlara ait gübreler yakılır. 
f) Bakanlıkça hazırlanan program ve projelere göre hastalıksız oldukları tespit edilen tektırnaklı hayvanlara hükümet veteriner hekimince bir belge verilir. Alım ve satım sırasında bunun gösterilmesi zorunludur. Taşımada çalıştırılan tektırnaklı hayvanların altı ayda bir hükümet veteriner hekimine muayene ettirilmesi mecburidir. 
g) Bulaşmadan şüpheli olarak müşahedeye alınan hayvanların bulundukları yerden çıkarılmaları yasaktır. Çıkarılmaları halinde yeni götürdükleri yerdeki hastalığa yakalanabilecek hayvanlarla birlikte karantinaya alınır. Sahibi hakkında Kanunun cezai hükümleri uygulanır. 
h) Hasta, hastalıktan ve bulaşmadan şüpheli hayvanların bulundukları yerdeki yemlikler, zemin ve duvarlar ile alet, eşya ve malzemeler mümkünse eldiven geçirilerek veya kimyevi maddelerle dezenfekte edildikten sonra kullandırılır. Dezenfekte edilen ahırlara bir hafta sonra hayvan konulur. 
i) Ruam hastalığı insan sağlığı için tehlikeli olduğundan hastaların bulundukları yerlere derilerinde yara olanların girmesine izin verilmez. 
j) Yönetmelikte yer almayan hususlarda Ruam Savaş Yönetmeliği uygulanır. 
k) Ruamda karantina hastalık çıkan ahır veya yerle sınırlıdır. Hastalar dışındaki hayvanlarda test sonucu menfi ise test 21 gün sonra tekrarlanır. İkinci test sonucu menfi olanlar hastalıksız kabul edilir ve karantina dezenfeksiyon yapılarak kaldırılır.
  
 AT VEBASI 
  
     
  
Tek tırnaklı hayvanlara (at, katır, eşek) özel, öldürücü ve bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık deri altı ve akciğer dokularında ödemler, bazı iç organlarda hemorajiler ve vücut boşluklarında seröz transudat toplanmasıyla karakterizedir. At vebası sokucu sineklerle bulaşmaktadır. 
Etiyoloji 
Hastalık etkeni Arbovirustur. Isıya dayanuıksızdır. Kimyasal dezenfektanlarla kısa sürede ölür. 
Bulaşma 
Hastalığın bulaşması ve yayılması gece ve gündüz kan emen sokucu sineklerle olmaktadır. Asıl vektörün Culicoides cinsi sinekler olduğu bildirilmektedir. 
Semptomlar 
Hastalığın kuluçka süresi5-7 gündür. Yüksek ateşle seyreder. 
Akut form: Duyarlı hayvanlarda en çok görülen formdur. Beden ısısı yüksek, fakat iştah normaldir. Solunum güçlüğü ve şiddetli öksürük görülür. Hayvan bacaklarını açmış, sırtını hafif kamburlaştırmış, ağız açık ve dili sarkmış durumdadır.Öksürükle birlikte burundan önce seröz, daha sonra yumurta akı kıvamında koyu bir akıntı gelir. Hayvan birden kötüleşerek yere düşer ve ölür. 
Subakut form: Bulaşık bölgelerdeki atlarda görülür. Beden ısısı yavaş yavaş yükselir ve uzun süre yüksek seyreder. Hayvanın baş bölgesinde, özellikle göz üstü çukurluğunda, göz kapaklarında, dudaklarında hatta göğüs bölgesine yayılan ödem ile seyreder. Ölüm 2 hafta içinde gözlenir. 
Ateşli form: Enzootik bölgelerde daha çok gözlenir. Klinik belirtiler tanı için yeterli olmamaktadır. 
Sağaltım 
Sağaltım olanağı yoktur. 
Korunma 
Aşılama ile hastalıktan korunmaya çalışılır. Hastalığın yayılmasını önlemek için insektlerle savaşılır. 
Mevzuat 
At Vebası Hastalığı 
Madde 120- At vebası hastalığının çıktığını haber alan hükümet veteriner hekimi hastalık çıkan yere gelir ve hastalık çıkış raporunu düzenler. Hayvan sağlık zabıtası komisyonu hükümet veteriner hekiminin raporunu inceler ve hastalık çıkış kararı alır ve ilan eder. 
a) Hasta tektırnaklı hayvanlar ayrılır ve tazminatlı olarak öldürülür ve derileri ile birlikte imha edilir. 
b) Hastalık çıkan yerin giriş ve çıkış noktalarına at vebası hastalığı levhası dikilir. 
c) Karantina bölgesine tektırnaklı hayvanların girmesine izin verilmez; hastalık çıkan yerdeki tektırnaklı hayvanların ahırları sineklere karşı ilaçlanır. 
d) Hastalıktan ve bulaşmadan şüpheli hayvanlar ayrı bir yerde muhafaza altında bulundurulur. Vücut hararetleri devamlı kontrol edilir. Vücut harareti yükselen ve vücutta ödem teşekkül eden, ağız ve burun akıntısı bulunan hayvanlar derhal tazminatlı olarak öldürülür ve imha edilir. 
e) Hastalığın bulaşmasını önlemek için hastalık çıkan yerdeki ve civarındaki tektırnaklı sağlam hayvanlar at vebası aşısı ile aşılanır. Yurt içinde yapılacak koruyucu aşılamalar Bakanlıkça verilecek programa göre uygulanır. 
f) At vebası hastalığından ölen veya öldürülen hayvanlar iki metre derinliğindeki çukurlara gömülür veyahut yakılarak imha edilir. 
g) At vebası hastalığı sokucu sinekler vasıtası ile bulaştığından, hastalık çıkan yerlerdeki tektırnaklı hayvanların ahır ve pencereleri sinek geçirmeyen tellerle kapatılır ve hastalık süresince hayvanlar dışarı çıkarılmaz. 
h) At vebası hastalığını bulaştıran sokucu sinekle su birikintileri ve bataklıkların bulunduğu yerlerde yaşadıklarından buralara tektırnaklı hayvan sokulmaz, mümkünse buraları ilaçlanır. 
i) Yurdumuza sınır olan devletlerde veya başka ülkelerde at vebası hastalığı çıktığında tesis edilecek tampon bölgeler ve aşı uygulamaları Bakanlıkça belirlenir. 
j) At vebası hastalığında konulan karantina tedbirleri son ölüm veya öldürülmeden 60 gün sonra dezenfeksiyon yapılarak kaldırılır

AT FRENGİSİ (DOURİNE) 
Dourine, bütün tek tırnaklılara özel bulaşıcı bir hastalıktır. Çiftleşmeyle bulaşır, klinik olarak dış genital organların yangısı, deri lezyonları ve paralizis ile karakterizedir. 
Etiyoloji 
Etkeni Trypanosoma equiperdum’dur. 
Semptomlar 
Erkek hayvanlarda ilk klinik belirtiler penis, skrotum, prepisyum ve karın altından göğüs kafesine kadar ilerleyen ödem ve şişkinliklerdir. Bu şişkinlikler ağrısızdır. Penisin ucu kızarmış ve ucunda kabartuılar meydana gelmiştir. Bölgesel lenf yumruları büyümüştür. Hayvan sık sık idrar yapmak ister. Penisten hafif mukopurulent bir akıntı gelir. Kısraklarda vulvada ödem, vagina mukozasında şişkinlik ve kızarıklık meydana gelir.Vulvadan bol miktarda akıntı geldiği görülür. Genital devreden sonra hayvanlarda sinirsel bozukluklar görülür. Bacaklarda sertlik, zayıflık ve koordinasyon bozuklukları gelişir. Deride 2-5cm çapında yuvarlak plaklar oluşur. Bunlar birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Kaybolmayan plakların üzerindeki kıllar beyazlaşır. Hastalarda şiddetli anemiden dolayı birkaç ay içinde ölümler görülür. Ölmeyenler veya hastalığı hafif atlatanlar portör kaldıkları için hastalığın yayılmasında büyük rol oynarlar. 
Mevzuat 
Durin Hastalığı 
Madde 113- Veteriner hekimce yapılan muayenede durin hastalığına yakalandığı anlaşılan veya hastalıktan şüphe edilen tektırnaklı hayvanlar derhal ayrı bir yerde muhafaza altına alınır. Hastalığı haber alan hükümet veteriner hekimi hastalık çıkış raporunu düzenler. Hayvan sağlık zabıtası komisyonu hükümet veteriner hekiminin raporunu inceleyerek hastalık çıkış kararı alır ve ilan eder. 
a) Hasta ve hastalıktan şüpheli tektırnaklı hayvan cinsi temastan alıkonur ve ayrı bir yerde muhafaza edilir. Hastaların bir yıl içerisinde cinsi temasta bulunduğu aygır veya kısraklar tespit edilerek sahipleri yanında bir yıl müşahede altında bulundurulur. Müşahede müddeti sonunda hastalıksız olduklarına hükümet veteriner hekimince karar verilenler serbest bırakılır. 
b) Durin hastalığı tedavi edilmeyecek derecede ilerlemiş aygır ve kısraklar hayvan sağlık zabıtası komisyonu kararı ile tazminatsız öldürülür ve imha edilir. 
c) Durin hastalığı bir bölgenin birkaç yerindeki tektırnak hayvanlarda çıktığında bölgedeki bütün tektırnaklı hayvanların hükümet veteriner hekimince muayene edilmesi mecburidir. 
d) Durin hastalığına yakalanmış aygırlar kastre edilir, kısrakların tedavi edilmiş olsalar bile- damızlıkta kullanılması yasaklanır. Hastalığın yaygın olduğu yerlerde bir yaşındaki erkek ve iki yaşındaki dişi hayvanlar da muayene edilir. 
e) Durin hastalığına yakalanmış veya hastalıktan şüpheli hayvanlar iki haftada bir hükümet veteriner hekimince muayene edilir. Bunların bulundukları yerden ayrılmaları yasaklanır. 
f) Hastalığın bulaşmasından şüphe edilen tektırnaklı hayvanlar bulundukları yerden çıkarılmaz ve yavru almak için çiftleşmede kullanılmaz. Bulaşmadan şüpheli hayvan sayısı fazla ise hastalık bölgesinde muayene istasyonu kurulur. Hayvan sahipleri hayvanlarını muayene istasyonuna getirmek zorundadır. 
g) Hastalık çıkan yerdeki bulaşmadan şüpheli hayvanların başka yerlere götürülmelerinde zaruret varsa hükümet veteriner hekimince karar verilir ve gittikleri yerin il veya ilçe müdürlüğü haberdar edilir. 
h) Hasta veya hastalıktan şüpheli tektırnaklı hayvan özel veya kamu kuruluşuna ait ise, idaresine bilgi verilir. İdare, hayvan sağlık zabıtası komisyonunun kararlarına uymakla yükümlüdür. 
i) Durin hastalığında bir yıl süre ile müşahedeye alınan hayvanlardan, hasta ve hastalıktan şüpheli erkekler kastre edilip, kısraklar öldürüldükten sonra dezenfeksiyon yapılarak karantina tedbirleri kaldırılır.

Botulin dünyada bulunan en etkili zehirlerinden biri. Zehri üreten bakteri cinsi Clostridium botulinum havasız ortamlarda üremektedir ve toprağın altında her yerde bulunmaktadır. Özellikle bir yaşından küçük çocuklarda bakteri ağız yoluyla alınma sonucu bağırsaklarda bakteri çoğalmaktadır ve çoğalırken zehrini üretmektedir hastalığının bu bulaşma şekli bir yaş küçük çocuklara özgündür ve önlem olarak bal veya başka tatlandırıcılar verilmemesi önerilmektedir ayrıca en az temelin toprak işleri bitene kadar inşaat alanlarından bir yaş küçük çocukları uzak tutmasında fayda görülmektedir. Antibiyotik kullanımı sonucu bakterilerin ölmesiyle beraber zehirlemesi ağırlaşabilir ve tedavi için kullanılmamaktadır. Genellikle en yaygın bulaşma şekli ise bozulmuş konserve gıdalarıdır. Konserve edilmiş ürünleri Clostridium botulinumden arınmak adına 121oC derecede en az 3 dakika kaynatılması gerekir. Çok nadiren yaraların bakteriyle bulaşma sonucu botulismi görülmektedir.
Tüm bulaşma şeklerinde hayatı tehlikesi söz konusudur. Bakteriyle bulaştıktan sonra 6 saat ile 10 gün arası zehirleme belirtmeleri görülmektedir. İnsanlarda belirtmeleri ağız kuruluk, çift görme, kas zayıflığı, gözler açık tutma zorluğu, yutkunma zorluğu, telaffuz zorluğu, kusma, idrar tutma güçlüğü ve bazen ishal görülmektedir. İlerleyen safhalarda mide kramplar ve sıkışmaların ardından vücudu felce uğramaktadır. Akciğeri buna dâhil olunca ölümü genelinde nefes alma zorluğu sonucu gerçekleşmektedir. Bunların hepsini zehrinin kasları felce uğratması sonucu ortaya çıkan olgulardır.

İnekler ve atlarda belirtileri salya akıtması, heyecan, koordinasyon bozukluğu, istem dışı idrarı bırakmak ve sona doğru büzülmüş biçimde yatmasıyla görülmektedir. Kasların felce uğraması yutkunmaya sağlayan kaslardan başlayarak art ayaklarından ön ayaklara boynunun ardından kafasını ulaşmaktadır. 24 ile 72 saat arasında ilk belirtilerin tespitin ardından hayvan vefat etmektedir.
Atlarda en yüksek bulaşma riski uygunsuz üretilmiş kaba yemleridir. Sağlıklı depolanmayan silajlar veya olumsuz şartların altında üretilen silajlar butolin zehri neden olan bakteri taşıma riskine sahiptir. Uygunsuz kurutulan otlar ve yoncalar aynı şekilde zorunludur. Bazı yonca üreticiler yoncayı gereken şekilde kurutamadıklarından yoncaların birbirine yapışma sonucu gereken havasız ortamı oluşturmaktadır ve botulin zehri üreten bakterilere uygun bir ortama buyurmaktadırlar.
Genel önlem olarak şüpheli yemler yedirmemesi gerekir. Paketi açılmış silajlar iki gün içerisinde tüketilmesi gerekir ve yırtılmış vaya şişmişpaketler kullanmaması gerekir. Açıkçası genel önlemler malzeme alırken ve depoladığınız şekli ve süreçte aşıdan ziyade etkilidir. Genelinde sadece butolismi görülen bölgelerde taylara ası yapılmaktadır.

 
Borna Virüsü Borna virüsü 1985 a kadar sadece atlara bulaştığını var sayılırdı. Gelişen tespit yöntemlerle virüsün birçok hayvanı bulaşmakta olduğunu görülmektedir ayrıca insanlarda beklenmeyen bir yaygınlığı tespit edilmiştir. Borna virüsü atlarda olmayan tek ülke ise İzlanda’dır. Borna virüsü genelinde solunum yollarda sınırlara nüfus olup, beyine doğru yolculuk yapmaktadır. Yolculuğunun sonu beyinin hipokampus bölgesinde bulunur ve virüsü orada yerleşmek ve çoğalmaktadır. Atlarda belirtiler bu şekilde görülmektedir. Başlangıcında iştahsızlık, 40.5oC derece a kadar ateş ve uyuşukluğu. Bunun yanı sıra ishal, hafif geçen kolikler ve öksürük görülebilir. Gelişen hastalıkla sinir sistemin üzerindeki etkiler belirlemeye başlamaktadır. Yürüyüşlerde koordinasyon zorluğu, genel koordinasyon bozukluğu, göz kapak titremesi, ayakların kısmı felci, dengesizlikler ve istem dışı hareketlerle beraber atlara aykırı duruş ve yatış duruşları görülmektedir. Hastalığı bir atta diğerinde gibi görülmemektedir ve birçoğu at sadece art ayaklarında duruş ve denge sorunları görülebilir. Birçok hayvanda ruhsal değişiklikler göze çarpmaktadır. Mutsuzluğu veya aşırı hareketliliği art ardına değişik vakitlerde görülebilir. Hastalığı atlarda mevcut olma olasılığı pek yüksektir ve ortaya çıkmasının değişik faktörlere bağlanır. Stres, nakliye, müsabakalar, hamilelik, geçmişte yaşanan hastalıklar ve genetik yatkınlığı faktörlerin arasında sayılmaktadır. Atlar ve insanlarda virüsün yaygınlığı göz önünde bulundurulursa hastalanması nadiren ölümle sonuçlamaktadır. Borna atlarda genelinde salgın şeklinde ortaya çıkmaktadır yinede fevkalade bireysel görülmektedir. Atların %5 – %40 arasında borna taşıyıcı olduklarını düşünülmektedir.

İnsanlarda Şizofreni ve duygusal bozukluklara neden olan borna virüsü bulaşmış olan insanlardaki belirteler çok benzer biçimde tarif edilmektedir. Günlerin çoğu mutsuzluk veya kendini boş hissetmesi, tüm uğraşlarında ilgi kaybı, ruhsal durumun değişmesiyle vücut ağırlık değişimler(bir ayda + veya –%5). Uykusuzluk veya artan uyma isteği. Genel hareketlerin yavaşlaması ve rahat durmama hissi. Yorgunluk ve enerji kaybı. Kendini değersiz hissetmesi ve uygunsuz suçluluk duyguları sahip olması, azaltılmış karar verme yeteneği ve düşünceleri toplama zorluğu ayrıca ölümü düşünmek, planlamak veya intihara teşebbüs etmek borna hastalığı ile bulaşmış insanlarda görülen olgulardır.
Borna virüsün tedavisi 100 yılık denemeler ve değişen yöntemleri denetlemesine rağmen sadece son 20 yılda gelişen testlerle insanlarda tespit edilebilmektedir. Sayende tedavi yöntemleri atlardan adapte edilmiş ve aşılanma ihtimali ancak ileride bir zaman görülmektedir. Tüm ası deneyler olumsuz sonuçlanmıştır.
Mevcut tedavi yöntemlerde en etkili görülen ilacı A tipi Grip vakalarında kullanılan Amantadin kullanılmaktadır. Birçok hayvan borna virüsü taşımaktadır ve kim kime bulaştığı mevcut bilgilerin ışığında belli değildir. Hata kaç tür borna virüsü taşıdığına dair bilgiler ve araştırmalar yetersizdir. Almanyanın nüfusun %1 borna virüsü taşımaktadır. Nörolojik vakalarda yüzde %5 – %6,5 arasında borna tespit edilmiştir. Dünya çapında borna virüsün hakkında çeşitli araştırmalar devam etmektedir.
 
EEE Eastern equine encephalitis’indan (Doğu at beyin hastalığı) sadece Amerika’da bulunduğunuz süreçte endişelenmeniz gerekir. EEE veya batı türü WEE sivrisinek türlerin vasıtası kuşlardan geçen bir virüs hastalığıdır ve tüm virüs hastalıklarında olduğu gibi sadece aşı korumaktadır. En büyük komedi ise atlar için aşı mevcuttur ama insanlar için değil. İnsanlarda hastalığı %35 çıvarında ölümcüldür.
Atlarda ilk belirtileri 1–3 hafta arası görülmektedir. 41oC derece a kadar ateş ve ateşin kendisi genelinde 24–48 saat arası sürmektedir. Ateş esnasında sinirsel bozukluklar görülmektedir. Sese aşırı duyarlılığı, heyecan dönemler ve rahat durmamak ateşi sürdüğü zamanlardaki belirtileridir. Beyni etkilenmeye başlandığında kulakları aşağı düşmektedir ve hayvanın acayip yürüyüşlerle dönüp durması görülür. Ardından felci başlamaktadır ve at başını kaldırmakta zorluk çekmektedir. At genelinde ilk belirtilerin başlamasıyla 2–4 gün arası tamamen felç olur ve ölmektedir. Doğu türünün ölüm oranı ise %70 % 90 arasındadır.
Amerika’da müsabakalara katılanlardansınız gitmeden önce atı aşılamakta yarar var ve sivrisineklerden koruma adına Jungle oil bulundurmanız tavsiyem olunur.
 
Grip Grip yeniden insanlar ve hayvanları bulaşan bir hastalıktır. Grip pandemik hastalıklar sınıfında yer almaktadır. Yunan mitolojisinde Pandoranın kutusu tüm dünyayı yok edecek kötülüklerle dolu bir kutudur. Sayende tüm dünyaya yayılan grip virüsü pandemik denilmektedir çünkü grip her sene kuşların göç mevsiminde her yere göç etmektedir. Anlayacağınız şu, hiçbir şey sizinle bulaşmıyorsa grip muhakkak size bulaşmaktadır. Hastalıkların yayılmasının faktörlerden serçeleri, hastalıkların yayılmasını önlemek adına Çinliler 1950 yılarında tüm serçeler yok etmeye kalkıştılar. Sonucu 4 yıl aşlık çekmişler çünkü tarlalardaki haşereler için bayram ettikleri günleriydi. Nüfus ve hayvan yoğunluğu fazlasıyla Çin grip virüsün en sık şeklini değiştirdiği yer(mutasyon) olarak kabul etmektedir. Zamanının en meşhur grip virüs tipi İspanyol gribi olarak adlandıran virüsü ve virüsün bu şekli 1917 –1919 yıllar arasında 200 milyondan fazla insan öldürdüğü tahmin edilmektedir. Sıkça şeklini değiştiren grip virüsünün bu şeklinin benzeri 2004te herkesin panik içerisinde tavuklara telef etme çabasını girme nedenlerden biridir. İspanyol gribi neye benzediğini Alaska buzullarda taze kalmış gömülü cesetlerin üzerindeki incelemelerden öğrenildi ve virüsün kendisi ancak laboratuar şartlarında görmeniz mümkündür. Gribin değişkenliğinin ötürü aynı şekli tekrar görme ihtimalinin çok düşük olması gerçeklerden biridir.
Gribin genelinde en olumsuz etkeni ise hayvanlar ve insanların çalışma gücünü düşürmekle ibarettir. En kötü şartlarında başka hastalıklara yol açabilen grip küçümsemeyecek sonuçlara neden olabilmektedir. Gribin asıl tehlikesi ise yarışlara veya müsabakalara katılan atların performansı olumsuz etkilemesi olarak bize yansımaktadır. Bu performans düşüşünü önlemek adına sıkça atların değiştiği ortamlarda grip aşısını önceden yapılması faydalıdır ve at sahiplerden istenmektedir. Grip aşısı etkisi azaltılmış virüsün kendisi olup virüsü bağışıklık sistemini tanıtma maksadıyla verilen aşıdır. Virüsün tamamen etkisiz kılınamadığı için hayvan veya insan hafif hastalanmaktadır ve bu uygulama en az katılacak müsabakanın üç hafta öncesi yapılması gerekmektedir. Gribin hızlı değişmesiyle beraber aşıların faydaları çok çabuk yitirmektedir hata herhangi bir grip aşısının faydası en fazla yüzde 80 çıvarında olduğu düşünülmektedir. Sayende her 6 ayda bir yeni çıkan aşıyla bir tazeleme yapılması gerekmektedir. Grip aşısı 21– 91 gün arasıyla verilen iki temel aşı ve ardından her 6 ayda bir gerçekleşen tazeleme aşısından ibarettir. 2005ten bu yana FEI yarışmalara katılan tüm atlarda grip aşısı son altı ay içerisinde yapılmış olması gerekmektedir. Aşı tarihi uygun olmayan atların sahipleri 200– 500 İsviçre frangı para cezası ve veya müsabakadan men edilme öngörülmektedir. Aşı belirsiz atları ayrı bir yerde barındırması gerekir ve ilk fırsatta yarışmanın olduğu yerden uzaklaştırılmaktadır. Atlara bulaşan grip virüs türü insanlara geçebildiğini bilinmektedir.
 
Hendra virüsü  Morbillivirusun neden olduğu hastalığı geleneklerin doğrultusuna ilk görülen yere göre adlandırılarak Hendra virüsü olarak adlandırılmıştır. Paramyxoviridae ailesine ait virüs atlardan insana geçen bir virüsüdür ve nafile ne aşı nede sağlam bir tedavi yöntemi bilinmektedir.
Olgular ise iştahsızlık, mutsuzluk, genelinde yüksek ateşle (41oC derece) beraber hızlandırılmış nefes alma, sinirsel bozukluklar ve ölmeden önce köpüklü hapşırmalar.
Hastalığı her zaman ölümcül değildir yinede Hendra ahırlarda hastalanan atların yarısından fazla ve ilk hastalanan atla yakın temasta bulunan iki kişiden biri ölmüş.
 
Kuduz Kuduz dünyanın her yerinde sorun olabilecek bir hastalıktır ve insanları nasıl bulaşabilirse atları aynı şekilde bulaşabilmektedir. Bulaşma genelinde hastalığını taşıyan bir hayvanın ısırma sonucu bulaşmaktadır. Kuduz virüsü sinirlerin üzerinde beyine doğru yolculuk yapmaktadır. Hastalığının kendi belli etmesini virüsün merkezi sinir sistemine kadar yol kat etmesi gerekliliği ile değişkendir ve 2 gün ile 2 yıl arasında değişmektedir. Başlangıç safhasında kendini iyi hissetmemek, baş ağırı ve ateşle kendi beli eden virüs ilerleyen safhalarda acı, saldırganlığı, istem dişi hareketler, mutsuzluğu ve su içme becerememesi sona doğru ilerlemektedir. Son aşamasında delilik, aşırı yorgunluk ve bilinçsizlik nefes alma zorluğu ötürü bulunduğu canlının hayatına son vermektedir.

Aşılanmamış insanlarda sinirsel bozukluklar başladıktan sonra hayatta kalma şansı 0e yakındır. Kuduz dünya çapında her sene yaklaşık 55 000 kişinin ölmesine neden olmaktadır çoğu Afrika ve Asya kıtalarda yaşamaktadır. 
Genelinde aşı gerektiren meslekler Veteriner Hekimliği veya en fakirlerin yaşadığı yerlerde (Hindistan, Afrika) yardım çalışmalara katılanlarıdır. Kuduz önlemek asıl çalışmadır ve bu tehlikeli bölgelerde yabani hayvanlarda kuduz aşı yaparak gerçekleşmektedir. Tehlikeli olarak görülen hayvanlar ise aşılanmamış kedi ve köpekler, kurtlar, tilkiler ve yarasalardır. İstisnalarda fareler ve sincaplarda kuduz virüsü taşımaktadırlar. İnsanlarda şüpheli bir hayvanın ısırma sonucu bulaşmış olabilecek kuduz virüse karşı ilk müdahalesi ısırılan bölgeyi en az beş dakika süresince sabunlu suyla yıkamak ardından tentürdiyot saf alkol veya benzer dezenfektanlarla virüslerin sayısı azaltmaktadır. Ardından kuduz aşısının başlaması şarttır. Aşı 5 iğneden oluşan bir uygulama ve ısırılan günle başlayarak üçüncü, yedinci, on dördüncü ve yirmi sekizinci günde uygulanmaktadır. Aşı uygulaması ısırmanın ardından hemen başlamak zorundadır çünkü virüsün ilerlemesiyle beraber tedavi imkânsızlaşmaktadır ve aslında önleyebilecek bir ölüm kesinleşmektedir.
Atlar şikâyetleri sözel olarak ifade edemediklerinden kuduz tehlikesi bulunan bölgelerde kuduz ası yapılması şarttır. Dünyada kuduz olmayan ülkeler istisnadır. Taylarda üçüncü dördüncü ve on ikinci aylarda temel aşılanma yapılmaktadır ardından senelik tazeleme aşılarla devam edilmektedir.
 
Mantar At hastalıkların en gıcığı büyük bir ihtimal mantar hastalıklarıdır. İngilizlerin kullandığı lakabı hastalığının teşhisinde özellikle İngilizce zayıf olanları yanıltmaktadır. Lakabı mantarın bir noktadan dışa doğru daire şeklinde büyümesi ve bıraktığı izlerin doğrultusuna İngiliz halk dilinde ringworm olarak sıfatlanmaktadır. Parazitlerle alakası olmayan deri hastalığı müdahale etme adına birçok yöntem mevcuttur en önemlisi ise bulaşması önlemek adına her atın tımar aletlerin ve teçhizatın bireysel olmalarıdır.
Atın mantarla bulaşmasının nedenleri ise ortak kullanılan tımar aletler, keçeler, bulaşmış ahırlar, dezenfekte edilmeyen nakliye araçlar, bulaşmış atlarla teması ve doğal olarak insanın dağıtmazıyla gerçekleşmektedir. 
İlk işaretlerse deride görülen hafif şişlikleridir ardından tüylerle beraber kalkan deri parçalar ve altlarında bulunan kızarmış bazen akıntılı nemli bazen kanlı daire şeklinde yaralar görülmektedir. Kesin teşhis adına Veteriner Hekim tarafından alınan numene(ler)den laboratuarda kültür yetiştirilmektedir ve bulguların doğrultusuna müdahale başlatılır. Bulaştıktan sonra dermatophyt’in türe bağlı çeşitli müdahale yöntemleri mevcut. En basiti son yıllarında geliştirilmiş aşıdır bunun yanı sıra anti fungal merhemler ve arındırıcılar bulunmaktadır. 
Veteriner Hekimi en uygun müdahale tespit etmektedir yinede genelinde tüm araç gereç ahırlar dâhil dezenfektanla temizlenmesi gerekir ve at saysı çok olan yerlerde tüm atlara aşı yapmakta fayda var. 
Atları bulaşabilen mantar türleri ise Trichophyton equinum, Microsporum canis(equinum) ,Microsporum gypseum, Trichophyton verrucosum, Trichophyton mentagrophytes, Trichophyton quinckeanum.

 
Tetanos Tetanos bakteriler havasız nemli ortamlarda toprağın altında yaşamaktadırlar. Bakterilerin kendilerinin bir zararı yoktur ve genelinde atlarda bağırsaklarında ve dışkılarında bulunmaktadır. Açıkçası her ahır bir tetanos çiftliğidir. Tetanosla bulaşma genelinde derin yaralarla başlamaktadır. Mesela çivile bir tahta basarak derin bir yarayı açıldığında doktorların ilk yaptıkları şeylerden biri sizi bir tetanos iğnesi vurmaktır. Atlarda bu durumu pek farklı değildir (Nalbant). Özellikle derin yaralarda gereken ortamı bulan Clostridium tetani çoğalırken bir tür zehir üretmektedir. Asıl sorunu yaratan odur. Zehri kan ve lenfatik sitemi vasıtası her yere ulaşmaktadır ve bulunduğu her yerde sınır sistemini etkilemektedir. İlk önce yaranın olduğu yer ve art ayaklarda kasları katılaşacaktır ve atın olan tepkileri abartılı biçimde görünecektir. Çene kasların kontrolsüz kasılmaları atın yemesi ve içmesi imkânsız kılacaktır.

Atın kafası ileriye doğru uzatılmış olması ve burun delikleri genişletilmiş biçimde görünmesi tetanos hastalığında tipiktir. Büyük bir ihtimalde kuyruğu kaldırılmış ve ayakları yana doğru açılmış biçimde bir duruşu alacaktır. Tüm hareketler kasların istem dişi kasılmalarından katılaşmış olacaktır. İlerleyen safhalarda atı çok heyecanlanacaktır ve nefes almak zorluğu çekecektir. Kontrolsüz kasılmalar esnasında yaşayan nefes alma zorluğu tetanos hastalığınla bulaşmış atların hayatlarına son veren olaylarındandır.

Bu noktaya gelmeden önce alınabilecek bir süre önlem mevcuttur. En basit ve etkili yöntem ise aşıdır. Tetanos aşılar üç aşamalardan oluşmaktadır. İlk aşılanmanın ardından bir ay sonra takviye aşısı ve bir yıl sonra ilk tazeleme aşısı yapılır. Ardından yılda bir, aşısı tazelemek adına bir iğne yapılması gerekir. İnsanlardaysa beş senede bir takviye aşısı yapılması gerekir bu ölümcül bir hastalığı önlemek adına çok basit ve etkili bir yöntemdir.
Atları boş ver, iki de bir küçük yaralara maruz kalan ve tetanos çiftliğinin ortasında yaşayan bizler için vazgeçilmez bir önlemdir. İnsanlarda tetanos vakalarda ölme riski yüzde 11 çıvarındadır. Atlarda yüzde 80. Farklılığının birçok nedenleri vardır ama en basiti atın şikâyetleri hemen doğru ilişkilendirmemesi ve mevcut tetanos müdahale genelinde geç başlamazıyla beraber zor ve pahalı olmasından kaynaklanmaktadır. Genelinde tetanos teşhisi atın insancıl imha edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bunu önlemek adına Veteriner hekimin denetiminde oluşan ve uygulanan bir aşı programı sadece tetanos değil birçok hastalığı önlemek adına gereken uygulamalarındandır.

 
Parazitler Parazitler yine at ve insana bulaşabilen yaratıklarındandır. Atlar arasında nematodlara bağışıklığı sahip tek bir cins mevcut. Onlarda Afrika’da zamanında kaçmış Hannoveraner atların yabanide yaşayan küçük bir süredir. Diğer tüm atlar her türlü hastalığı ve bin bir türlü şikâyetlerle neden parazit bulaşışı sonucu performansı ve genel sağlığının bir numaralı tehdit olarak görülmesi gerekir. İnsanlarda parazitlerle bulaşışının yaygınlığı Türkiye’de bazı yerlerde halk salgın şeklindedir. Parazitlere karşı en önemli önlem hijyenik şartların uygunluğu sonucu dışkısıyla bulaşmamasıyla başlamaktadır. Yemeklerin pişirme şekli ve salataların yaprakların temizlemesi ve tuzlaması insanlarda parazitlere karşı alınan tedbirlerden birkaçıdır. Atlarda dışkıları sıkça atların bulunduğu ortamdan uzaklaştırması ve parazit ilaçların aşı programlara dâhil edilmesi birçok sorunun çözümüdür.

Parazitlerle bulaşmamış bir at daha göremediğim için her atın sağlığı koruma adına uygun biçimde bir parazit azaltma programa tabi tutulmalıdır. Ahırlardaysa her müdahalenin ardından altlıkları tamamen boşaltmak ve tuzlu kireç badanayla her yere arınması atlar ve insanların bulaşma riski azaltma adına yapılması gerekmektedir. Parazit kontrol programı ve tuzlu kireç badana ahırlarda parazit sayısı azaltmaktadır doğal olarak bulaşma riski düşürmektedir.

 


Atlara özgün hastalıklar Afrika at hastalık Afrika at hastalığı yine ölümcül bir hastalıktır ve bulaşmada faktörü titrer sineklerden Culicoides imicola ılıman nemli ortamları tercih etmektedir. Sineğin larvalar hastalığı taşımamaktadır sayende uzun ve soğuk kışlar hastalığının nüfus edemediği bölgelerde yayılmasına son vermektedir. AHS (African horse sickness) Sahra çöl alt bölgelerde, Fas, orta doğu, Hindistan, Pakistan ve son zamanlarda ispanyada görülmüştür. Atların yanı sıra eşekler, katırlar ve zebralar hastalanmaktadır. Bunun yanında filler, develer ve köpekler bulaşabilir onlarda genelinde hastalığının belirtilerin hiçbirini göstermemektedir. Hastalığının yayılmasında ana faktör titrer sineğinden ziyade yayılmasına yardımcı olabilecek böcekler ise sivrisinek cinslerden Culex,Anopheles,Aedes ve kene türlerden Hyalomma ve Hipicephalus. Virüsün ana taşıyıcı olarak Afrika eşekler ve zebralar kabul etmektedirler. Hastalığının çeşitli görünüm şekilleri ve belirtileri ise şunlar:
1.)akciğer ağırlıklı
Yüksek derecede ateş, mutsuzluk ve nefes yolların hastalanması sonucu hayvan nefes almakta zorluk çekmektedir ve köpüklü sıvı ağız ve burundan öksürmektedir. Dört gün içerisinde akciğer ödemler gelişmektedir genelinde nefes yolların tıkanmasıyla at 24 saatten az bir süre zarfında ölmektedir.
2.)kalp ağırlıklı
Diğer şekline a göre hastalığının gelişmesi daha uzun sürmektedir. İlk belirtileri bulaştıktan sonra 7 – 12 gün içerisinde görülmeye başlamaktadır. Gözlerin kızarması, karın sancısı ileri düzeyde nefes alam zorluğunun yanı sıra kafanın ve boynun derisinin altında ödemler gelişmektedir.
Herhangi bir tedavi yöntemi şu anda bilinmemektedir. Hastalığı görülen yerlerde bulaşmış hayvanlar öldürülür, bulaşmamış olanlar ası yapılmaktadır ve böceklere karşı ilaçlamayla yayılışı önlenmektedir.
 
Arpalama Arpalama (Laminitis) tırnağı kemikle bağlayan dokusunun bozulma sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Şiddetiyle değişken arpalama tırnağın kısmen veya tamamen kemiğinden çıkması ve doğal olarak en kötü ihtimalde atın ölümü ile sonuçlanan insanin neden olduğu bir hastalıktır.
Belirtileri ise atın ön ayakları ileriye uzatılmış ve yükü art ayaklara aktarılmış biçimde durması, tırnakların fazla sıcak olması ve atın zorla gergin biçimde yürüyemezi sizde tüm alarm zillerin çalmasına neden olmalıdır.
Dokuyu bozan mekaniği tüm araştırmalara rağmen hala tam anlaşılmış değildir. Arpalamayı tetikleyen unsurları ise dört farklı kategorilerde yer almaktadır.
1.) Yanlış çalışma yöntemler
Ağır çalışmaların ardından atı soğutmadan (ısınma gibi yanıltıcı bir kelime) çalışmasını durdurmak sonucu biriken laktik asitler arpalamayı tetikleyebilir.
2.) Zehirleme
Zehirleme sonucu bağırsak siteminde bakteri nüfusun ani değişimi sonucu bakteriler tarafından üretilen laktik asidin fazlalığı.
3.) Yanlış besleme
İlkbahar ve kış aylarında otlaklarda artan fruktan miktarın artmasıyla bağırsaklarda yine bakteri nüfusun ani değişimi sonucu laktik asit üretimi arpalamaya neden olmaktadır.
Fazla yem verilme sonucu hazmedemeyen fazlalığı yine ani bakteri nüfusun değişimiyle laktik asit üretimi tetikleyip arpalama ile sonuçlamaktadır.(yem her neyse arpa olmak zorunda değildir sadece her yemde bulunan nişasta yeterlidir)
4.) Travma 
Sert zeminlerde ağır çalışmak veya tırnak kapsülün sert darbeler maruz kalması tırnağın düşmesine neden olabilmektedir.

En hafif şeklinde bile kalıcı sorunlara neden olabilecek arpalama her zaman önlenebilir bir hastalıktır. Yine başınıza gelirse ilk ve acil olarak tırnakları hemen soğutmaya başlamanız gerekir. Buz, su gerekirse yangın söndürücü ölçülü kullanın ama ayakları hemen soğutmaya başlansın. Hemen gelmesi gereken Veteriner Hekimi antihistiyaminik ve ateş düşürücü ilaçlarla müdahaleyi başlamaktadır.
 
Bıcılganlık  Bıcılganlığının nedenleri çeşitlidir yinede en yaygın sebebi bakımsızlık ve uygunsuz ortamlarıdır. Genelinde kış aylarında ortaya çıkan bıcılganlık küçük bir yaradan başlayarak üç evrimi geçerek kalıcı halini almaktadır. 
Bıcılganlığı teşvik eden ortamlar ise dışkı ve idrarı temizlenmeyen ahırlar, atın uzun süreyle aynı şekilde temiz olmayan çamurlu zeminlerde bulunması, yetersiz bakım, yanlış besleme ve stres. Bıcılganlığı tetikleyen unsuru derinin ıslaklığı nedeniyle gevşemesi ve kirin üzerine yapışmasıdır. İlk önce deri kızarmaktadır ardından hafif akıntılarla aslında koruyucu tüyler yarayı yapışmaktadır. Kaşıntı dolayı at yarayı dişleyerek temizleme çabasındadır ve ilerleyen safhalarda üst ve alt derinin kalınlaşmazıyla atı topallamağa başlamaktadır.
Aynı şekilde ve daha nadiren biniş sahlarda ince silikat kumları, fazla protein, sıkça ayakların yıkanması, dış parazitler, mantar hastalıklar, kımyasallar ve benzer bıcılganlığına neden olabilmektedirler.

Bıcılganlığının ilk safhalarda tedavisi mümkündür kronikleştikten sonra ise imkânsıza yakın. Başlangıç devrinde sadece %10luk çinko oksit merhemlerle iyi sonuçlar alınır daha gelişmiş vakalarda ilk önce Arap sabun yerine tatbik edilip 24 saat sonra yıkayarak çıkartılır. Bölgeyi dikkatlici kuruduktan sonra antiseptiklerle temizlenir ve olguların doğrultusuna antiseptik merhemler veya çinko oksit merhemi sürülmektedir(Günlük). 
 
CEM Bulaşıcı rahmin hastalık veya İngiliz adıyla Contagious Equine Metritis (CEM) çiftleşmede Taylorella Eğuigenitalis bakterisinin attan ata aktırılmasıyla bulaşan hastalıktır. Thoroughbred cinsi atlar daha kolay bulaştığını görülür ve atlar arasında bazıların hiçbir hastalık belirtisi görülmediği için hastalığının kontrolü daha zor. Genelinde çiftleşmede bulaşan hastalığı suni döllenmede veya bulaşmış eller ve aletlerle bulaşabilmektedir. Hastalığının bulaşışla beraber kısraklar kısır olmaktadır ve bulaşışın ilk belirtisi genelinde kısrağın çiftleşmenin ardından kısa süre içerisinde tekrar müsait görünmesinden ibarettir. Aygırlarda hiçbir belirti görünmemektedir kısraklarda üç değişen aşamalar görülebilir.
1.) akut devri
Rahminin kızarmazıyla çiftleşmenin 10 – 14 günün ardından kalın sütümse bir akıntı görülebilir.
2.) kalıcı devri(kronik)
Daha hafif geçen rahmi kızarması daha az akıntıya sebep olur tedavisi ise daha zor
Kısrağı herhangi bir belirti olmadan hastalığı aylar boyunca taşıyabilir. Sıkça Çinsel hastalara neden olan Klebsiella ve Pseudomonas bulaşışları Taylorella eğigenitalisinden ayırt etmek zor. Ancak laboratuar deneyler sonucu kesin teşhis konulabilir. Tedavi etmesi mümkün yinede birkaç ay sürebilmektedir ve doğal olarak bulaşmış hayvanlar diğerlerden uzak tutmakta fayda var. Tedavi dışsal cinsel organları yumuşak arındırıcılarla temizlemek ardından ılıman tuzlu suyla çalkalamak ve antibiyotik merhemlerle müdahale etmekten ibarettir. Aygırlar ve kısraklarla uğraşırken kesin hijyen kuralları uygulanmalıdır. Tek kullanımlık eldiven ve steril gereçler olan muamelenin parçasıdır. Açıkçası işi Veteriner Hekime bırakmanız diğer hastalarda olduğu gibi doğaldır. 
 
EHV–1 EHV–1 Herpesviridae ailesinden atları bulaşan bir virüstür. Tay düşürmenin neden olmanın yanı sıra akciğer hastalığı, doğum sonrası tayın ölmesi sebep olmaktadır. Hiç bulaşmamış atların arasına taşıyıcı bir at girdiğinde hastalanma oranı yüzde 70 çıvarındadır. Tayın düşmesi genelinde hamileliğin son dört aylarında gerçekleşmektedir. Bulaşışı akciğer yetersizliği sebep olup atın ölmesine neden olabilmektedir. Bulaşmış hayvanlarda encephalitis cıkabilir bu sinirsel bozukluklarla beraber felç ve ölümle sonuçlayabilir.
Aşı mevcuttur yinede yararı meçhul. Açıkçası yapmamak ve yapmak arasında pek bir farkı yoktur.
 
EIA Atgillerde bulaşıcı kansızlığı veya İngiliz adla Equine infectious anemia(EIA) HIV virüsün ailesinden gelen bir retrovirüsüdür ve genelinde kan emmen böcekler tarafından yayılmaktadır. Eş zamanlı HIV de olduğu gibi kan, tükürük, vücut sıvılar ve sütten özellikle hastalanma süresinde bulaşabilmektedir. Yaygınlığı ise Amerika kıtası, Avrupa, Orta Doğu, Rusya’nın usak doğu kısmı, Çin ve Güney Afrika dır. Hastalığı üç değişik biçimde görülmektedir
Akut
Hastalığının tüm gücüyle ani başlamasıyla yüksek ateş, kırmızı kan hücrelerin azalması, zayıflık, bacaklar, karın bölgesi ve göğüsün alt kısmının şişmesi, zayıf ve düzensiz nabızla kendini göstermektedir. Atların ani ölmesi görülebilir.
Subakut
Hastalığı daha yavaş ve daha hafif geçmektedir. Olguların arasında tekrarlanan ateş dönemler, kilo kaybı, dalağın şişmesi (rektal muayene), kırmızı kan hücrelerin azalması, ayaklar, göğüs alt kısmı, karın duvarı ve erkek cinsel organların şişmesi görülmektedir.
Kronik
At çabuk yorulmaktadır ve işte kullanılmaz haldedir. Bir ihtimalde tekrarlanarak ateş çıkabilir ve kırmızı kan hücreler azalmış bulunmaktadır. Yıllar sonra bile akut veya subakut dönemi başlayabilmektedir.
EIA hastalığı testlerde positiv çıkan atlarda herhangi bir olgu görülmeyebilir yinede hastalığı yayılabilecek niteliklerde olduğunu vurgulanması gerekir. Hastalığı hamile kısraklarda tayın düşürmesine neden olmaktadır. Hasta bir dişiden sağlıklı bir tayın doğurma ihtimali vardır. Hastalığı görülen atlar en az 70m diğerlerin bulunduğu bölgeden uzaklaştırmak ve ilk fırsata insancıl imha etmek hastalığının yayılması önlemek adına genelinde yapılan işlemidir.
Mevcut tek koruma yine aşıdır ve mevcut aşı sadece Çin’de mevcuttur ABD malı aşı araştırma safhasındadır. EIA tespit etmek adına Coggins testi yapılmaktadır ve atla seyahat etmeden önce genelinde yapılması gerekmektedir. 
 
EVA Equine viral arteritis ( EVA)sinsi bir hastalıktır ve özellikle at yetiştiricilerin kâbusu. Virüsü taşıyan aygırlar spermlerle kısrakları bulaşmaktadırlar. Aynı şekilde dondurulmuş veya taze spermle yapılan suni döllenmelerinde hastalığı bulaşabilmektedir. Hastalanan hayvanları genelinde oğlan üstü belirtileri göstermemektedir hata beli olmadan hastalanabilmektedirler. Hamile kısraklar hastalanma sonucu diğer hayvanları bulaşabilmektedirler ve virüsü tayın düşürmesine neden olmaktadır. Hastalandıktan sonra atlar virüse karşı bağışıklığı kazanmaktadırlar aygırlar ise cinsel organlarda virüsü taşımağa devam etmektedirler. Hamile kısraklarda tay düşürme riski %50 – %75 arasındadır.
Bazen hastalığının akut döneminde belirtileri şöyle görünmektedir:
Hafif ateş, mutsuzluk, iştahsızlık, art ayakların alt kısımlarda şişmeler, memeler ve cinsel organlarda şişmeler, gözlerin etrafı veya üstünde şişmeler, hareketliliğinin azalması, gergin yürümesi, burun akması ve kızanmış gözler gibi olgular görülebilir kısmen görülebilir veya hiçbiri görünmemektedir.
Virüse karşı tek önlemi asıdır. Hamile olmayan kısraklar aşılanır ardından senede bir takviye aşısı yapılmalıdır. Virüsü taşıyan aygırlar hiçbir şekilde yetiştiriciliğinde kullanmaması gerekir. 
 
Streptococcus equi Streptococcus equi tüm dünyada atlarda bulunan zararlı üst solunum yolların hastalanmasına neden bir bakteri cinsidir. Hastalığı burun akıntılarla ve apselerden akan sıvılarla bulaşmaktadır. Bulaşmış otlağı, ahırlar, yemlikler vs. hastalığının yayılmasında rol almaktadır (Seyis, tımar gereçleri).
Olgular arasında ateş, burun akıntı, şişmiş boyun ve boğaz lenf düğmeler görülmektedir. Bulaşmış hayvanlar yemek yememektedir ve durgun görünür. !0 attan biri ölmektedir özellikle hastalığa karşı geç başlanan antibiyotik kullanım sonucu. Apseler görüldüğü anda antibiyotik ilaçların kullanılması yanlıştır yoksa penicilin veya peniciline dayalı antibiyotikler kullanılmak mümkündür. Apseler patladıktan sonra yaraların temiz tutulması şarttır. Sulandırılmış povidone iyodin solüsyonla kör bir şırınga vasıtasıyla kullanmak genelinde en etkili yöntemidir. Apselerin dış kısmı yine dezenfektanla dikkatlici temizlemek olan müdahalenin parçasıdır. Atla uğraşanların bulaşmış atla her temastan sonra tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi en az elleri yıkamaları gerekmektedir.
Bulaşmış hayvanlar en az 6 hafta diğer atlardan uzak tutulması gerekmektedir. Hastalığı önlemek adına aşılar mevcuttur.
 
Potomac nehri ateşi Amerika’ya giderken asılama gibi önlemler Potomac horse fever için geçerli değildir. Hastalığı ata bulaştıran bir sinek türüdür. Virüsü taşıyan sinekler at yanlışlıkla yemle beraber yediğinde hastalıyla bulaşmaktadır. Önlem olarak hasatlığı görülen bölgelerde yem maddelerin üstünü örtmesi ve gecelerde ahırları ve çevresi aydınlatılmaması tavsiye edilmektedir. Atların çoğunda ateşten başka bir belirti görülmeyebilir yinede genel hastalık belirtileri ateş, mutsuzluğu, iştahsızlığı, hafif kolike benzer bulgular, azaltılmış dışkılama, belirli belirsiz incelmiş dışkılar, protein düzensizliklerin nedeni deride bozukluklar, hamile kısraklarda tayı düşürmesi ve atların yüzde 20 ile 40 arasında arpalama görülmektedir. Mevcut aşılar atın hastalanma şidetini azaltmak nitelikte olursa da Potomac nehri ateşinin en olumsuz etkisi arpalamadır. Potomac nehri ateşi tedavi etmek adına teracycline dayalı antibiyotik ilaçlar fayda görmektedir ağır vakalarda oxyteracycline dayalı antibiyotikler kullanılmaktadır. Zehirleme azaltmak adına burun sonda vasıtası yapılan tıbbi kömür tatbiki ve B Vitamin takviyesi karbon temeli zehirlerle bulaşma sonucu ortaya çıkan zehirlemelerde olan tedavi yöntemleridir. İshal sonucu gerçekleşen susuzluğu damara takılan serumlar vasıtası gerçekleşmektedir.

alıntıdır. 

Etiketler:At hastalıkları,at hastalığı,at hastalığı tedavisi


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest Addthis