Angus mu, Limuzin mi? Türkiye Hayvancılığı İçin Gerçek ve Kalıcı Çözüm Ne?
Türkiye’de kırmızı et ve besilik dana sorunu yıllardır gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Bu soruna çözüm olarak Angus ve Limuzin gibi etçi ırkların ithalatı uzun süredir uygulanıyor. Ancak gelinen noktada açık bir gerçek var: ithalata dayalı hayvancılık politikaları Türkiye’nin et sorununu çözmediği gibi, yerli üreticiye ciddi zararlar verdi.
İthal Hayvan ve Et Politikalarının Bilançosu
Son yıllarda yapılan dişi damızlık düve ve besilik dana ithalatları;
Yerli besiciyi rekabet edemez hale getirdi
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin iflasına yol açtı
Ahırlar kapandı, köyler boşaldı
Milli hayvansal üretim geriledi
Et fiyatlarını kalıcı olarak düşürmedi
Et ithalatı da benzer şekilde geçici rahatlama sağladı ancak uzun vadede üretimi baltalayan bir unsur haline geldi. Bu süreçten kazananlar ithalat zinciri olurken, kaybeden Türk çiftçisi oldu.
Yerli ve Milli Bir Alternatif: Anaborapi Piemontese Suni Tohumlama Modeli
Oysa Türkiye’nin et ve besilik dana sorununu çözmek için ithalata hiç gerek yok. Yerli sürüler üzerinde uygulanacak Anaborapi Piemontese spermalarıyla suni tohumlama modeli, uzmanlara göre 2 yıl içinde kalıcı çözüm sunabilecek güçte.

Yukarda görüldüğü gibi piemontese eti et kalitesi bakımından zirvededir.Angus ve diğer sığır ırklarına ait etleri geride bıramıştır.
https://www.piedmontesebogaspermasi.com.tr/
Anaborapi piemontese boğa sperması için Torunoğlu Tohumculuk 0532 2664041
Neden Piemontese?
Piemontese sığırı, dünyada et verimi açısından zirvede yer alan, bilimsel olarak kanıtlanmış özelliklere sahip bir etçi ırktır:
Çift kaslı yapı (myostatin geni) sayesinde olağanüstü et verimi
14–16 ayda besi süresini tamamlar
Erkek danalar 450–480 kg karkas et verebilir
Karkas randımanı %69–76 gibi çok yüksek seviyededir
Yağsız, yumuşak ve lezzetli et yapısı
Dünyanın en kaliteli etleri arasında kabul edilir
Karşılaştırıldığında Angus, Hereford ve benzeri ırklarda besi süresi 24 ay (2 yıl) civarındadır ve et verimi belirgin şekilde daha düşüktür.
Türkiye Şartlarına Uygun Dayanıklı Genetik
Piemontese sığırları yalnızca verimli değil, aynı zamanda coğrafi ve iklimsel dayanıklılığıyla da öne çıkar:
Çok sağlam tırnak yapısı

Yayla ve mera koşullarına uyum
Uzun yürüyüşlere dayanıklılık
Hem aşırı sıcak hem aşırı soğuk iklimlere adaptasyon
Zebu kanı sayesinde çevresel strese direnç
Bu özellikler, Piemontese genetiğini Türkiye’nin hemen her bölgesi için ideal bir seçenek haline getirir.

Kritik Nokta: Progeni Testli (Yavru Testinden Geçmiş) Genetik
Piemontese yetiştiriciliğinde başarının anahtarı doğru genetik kaynaktır. Dünyada Piemontese spermalarını progeni testten geçirerek (yavru performansı kanıtlanmış şekilde) dağıtan tek resmi kuruluş ANABORAPI’dir.
Türkiye’de geçmişte Piemontese’nin yeterince kabul görmemesinin temel nedeni;
Progeni testten geçmemiş
Genetik güvenirliği olmayan
“Çakma” olarak nitelendirilen spermaların piyasaya sürülmesi
olmuştur. Bu durum, ırkın potansiyelinin yanlış algılanmasına neden olmuştur.
Et Fiyatları Düşerse Besici Zarar Görür mü?
Hayır. Çünkü Anaborapi Piemontese besiciliğinde üretici:
%50’ye varan oranda daha fazla et üretir
Daha kısa sürede besiyi tamamlar
Yem, zaman ve bakım maliyetlerini düşürür
Bu sayede et fiyatları düşse bile besicinin kârlılığı korunur. Asıl kazanç, verim artışıyla sağlanır.
Sonuç: İthalatla Değil, Genetikle Güçlü Hayvancılık
Türkiye hayvancılığının geleceği;
Hayvan ithalatında değil
Et ithalatında değil
Yerli sürülerin yüksek verimli genetikle ıslah edilmesindedir
Anaborapi Piemontese suni tohumlama modeli, Türkiye’yi et ithal eden bir ülkeden et ihraç eden bir ülke konumuna taşıyabilecek potansiyele sahiptir.
Artık hedef net olmalıdır:
👉 Çiftçinin yeniden kazanması
👉 Köylerin yeniden üretimle canlanması
👉 Hayvancılığın stratejik bir milli güç haline gelmesi
16.12.2025