Ümit Özdağ: Kıbrıs Girit Olmasın Diyorsan Bir Şey Yap

Ümit Özdağ: Kıbrıs Girit Olmasın Diyorsan Bir Şey Yap

“ Ümit Özdağ: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın inceletmesi gereken bir husus olduğuna inanıyorum. Akıncı’nın cumhurbaşkanı seçildiği seçimlerde FETÖ mensuplarının Akıncı’nın seçim kampanyasına nasıl bir katkıları olmuştur? Sonuç olarak Kıbrıs ziyaretimiz endişelerimizi daha da artırdı. “Kıbrıs Girit olmasın” diyorsanız, Kıbrıs konusunda çevrenizi bilinçlendirin. Bu yazıyı dağıtın. Kıbrıs Girit olmasın videosunu dağıtın.” „
Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, kendisine ait sosyal medya sayfası aracılığı ile “Kıbrıs Girit Olmasın” aslı bir video klipi ile yürütülen Kıbrıs Müzakereleri konusunda endişelerini dile getiren bir açıklama yayınlayarak, okuyan ve izleyenlerin bu bilgileri kamuoyuna yansıtmalarını istedi.

Özdağ’ın açıklaması şu şekilde:

11 Ocak 2017’de İsviçre’de Türkiye, Yunanistan, İngiltere, KKTC ve Rum kesimi temsilcileri bir araya gelecekler. Bu görüşmelerde Türkiye’den mevcut garantörlük hakkından vazgeçmesi ve sadece Türk kesimini kapsayan 15 sene sürecek bir garantörlüğe razı olması istenecek. Eğer, toplantıya katılması muhtemel olan Cumhurbaşkanı Erdoğan bu teklifi kabul ederse, KKTC yıkılacak ve Kıbrıs’ın Giritleşmesi başlayacak.

Neden bu noktaya geldik? Neden KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bu kadar çok taviz verdi? Akıncı’nın pozisyonu Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar değil, Kıbrıslılar olduğu şeklindeki temel bir kabule dayanmasıdır. Bu temel çıkış noktası hatalı adımların takip etmesini beraberinde getirmektedir. Akıncı’nın ikinci temel kabulü Türklerin azınlık, Rumların çoğunluk olduğu ve Türklerin 1974 sonrasında hak ettiklerinden fazlasına sahip olduklarıdır. Bundan dolayı verdiği tavizleri taviz olarak değerlendirmemektedir. Ve Akıncı bu iki noktadan hareket edince Kıbrıs’ın bir Helen-Rum adası olması sürecinin önü açılmaktadır.

Mustafa Akıncı, Ocak 2017’de İsviçre’de yapılacak toplantılar daha bir sonuç üretmemesine ve anlaşılıp anlaşılmayacağının belli olmamasına rağmen Bayrak Radyo televizyonuna giderek “Referandumda size çok iş düşecek” açıklamasını yapmıştır. Akıncı, yangından mal kurtarır gibi KKTC’yi tasfiye etmeye çalışmaktadır. Akıncı’nın görüşmelerde verdiği büyük toprak ve siyasi tavizler vardır.

Mustafa Akıncı, KKTC topraklarının % 19’unu Rumlara bırakmaktadır. Bu topraklara 100 bin Rum yerleşecektir. Bu topraklarda yaşayan Türkler göçe zorlanacaktır. Türkler için vazgeçilmez bir hak olan iki kesimlilik Akıncı’nın verdiği tavizler ile ortadan kalkmıştır. Kalan topraklara da 60 bin Rum yerleşecektir. Ayrıca AB vatandaşlarının yerleşme, çalışma hakları çerçevesinde isteyen Rumlar da mesela Girne’ye yerleşebileceklerdir. Ayrıca, Türk tarafının veto hakkını muhafaza edip etmediği de karanlıktadır. Bütün bunlara rağmen Rum tarafı anlaşmaya yanaşmamaktadır. Neden çünkü Rumlar bilmektedir ki, bu anlaşma kısa bir süre sonra iç savaşa neden olacaktır. Serdar Denktaş’ın dediği gibi Kıbrıs Türkleri tekrar mevzilere yerleşmek zorunda kalacaklardır. Ve garantör Türkiye tekrar müdahale edebilecektir. İşte bundan dolayı, Rumlar Türkiye’nin garantörlük hakkına son verilmesini istemektedirler. Bu kabul edilebilir değildir. Rumların ikinci taktiği Türkiye’nin garantörlüğü sadece Türk tarafı ile sınırlı olsun ve belirli bir süre ile sınırlı kalsın şeklindedir. Özetle, İsviçre’de şimdi Türkiye bu tavizi vermeye zorlanacaktır.

Ben 22 Aralık 2016 tarihinde KKTC’ye yaptığımız ziyaret sırasında yaptığımız görüşmede Mustafa Akıncı’ya şöyle dedim: “ Sayın Akıncı, artık siz tarihi bir figürsünüz. Bin sene sonra da Türk tarihi sizden bahsedecek. Sizden ya devletini ve milletini felakete götüren bir hain, ya da devletini ve milletini refaha ve güvenliğe götüren bir devlet adamı diye bahsedebilir. Biz ikincisinin olmasını dileriz.” Ancak Akıncı’nın bu sağduyuyu göstereceğinden büyük şüphelerim var. Kıbrıs’ta bu anlaşmadan sonra bir iç savaş çıkınca Akıncı’nın geldiği yere Amerika Birleşik Devletine döneceğinden ve Kıbrıs Türklerini yeterince uysal davranmamakla suçlayacağından eminim.

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın inceletmesi gereken bir husus olduğuna inanıyorum. Akıncı’nın cumhurbaşkanı seçildiği seçimlerde FETÖ mensuplarının Akıncı’nın seçim kampanyasına nasıl bir katkıları olmuştur? Sonuç olarak Kıbrıs ziyaretimiz endişelerimizi daha da artırdı. “Kıbrıs Girit olmasın” diyorsanız, Kıbrıs konusunda çevrenizi bilinçlendirin. Bu yazıyı dağıtın. Kıbrıs Girit olmasın videosunu dağıtın.


Haber: Alpaydın Eroğlu (haberiniz.com.tr)


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest Addthis
Online Alışveriş Hemen Ara